27 Mart 2008 Perşembe

Toplu taşımada ayakta yolculuk sona eriyor!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi AB uyum çalışmaları çerçevesinde yeni bir düzenleme getiriyor. Bu düzenlemelerin başında trafik var. Artık trafikte toplu taşıma araçlarının içerisinde ayakta yolcu olmayacak.



İşte detaylar:

  • Yolculuk süresi 15 dakikayı aşan hatlarda ayakta yolcu taşınmayacak.
  • Yolculuk süresi ve koltuk sayısına göre 3, 5 ya da 7 kişi ayakta yolculuk yapabilecek.
  • Ambulans, itfaiye gibi acil geçiş yapması gereken birimler için kavşaklarda hızlı geçişi sağlayacak ışıkları yeşile çevirme sistemi uygulanmaya başlanacak.
  • Trafik levhaları ışıklandırılacak.
  • Toplu taşıma araçları engelli vatandaşlara göre yeniden düzenlenecek.
  • Görme engelliler için yerlere yönlendirme levhaları yerleştirilecek.
  • Kaldırım boyları belirli standartlarda olacak.

Bunların yapılması ne kadar mümkün tasavvur edilemez... Otobüslerin kapı ağzına kadar dolu vaziyette yolcu taşıdıkları halde ancak yeterli gelmeleri ve trafiğe etkisi; yeni uygulamalar için düşündürücü... Fakat olması gereken düzenlemeler olarak görüyorum. Umarım doğru uygulanabilir ve hem vatandaşlar hem de trafik için faydalı olur.

13 Mart 2008 Perşembe

DEPREME ALIŞIYORUZ...

Marmara, yine çok düşük ölçüde olmasa da bir deprem gördü. Fakat gözlemlerime göre özellikle insanlar artık eski depremlere göre daha soğuk kanlı, daha sakin davranıyorlar. Olması gereken de budur bence... Panik yapmak sadece zarar verir. Ancak soğuk kanlılığın sebebi galiba alışkanlığın doğurduğu bir sonuç. Depreme alışıyor olabiliriz...

Bazı uzmanların yaptığı açıklamalara göre büyük deprem beklentisi İstanbul'dan uzaklaşıyor. Çınarcık ve Bursa yönünde ilerliyor. Durum gerçekten böyle olsa dahi, İstanbul'da bundan sonra deprem olmayacak diye bir sonuç ortaya çıkartamayız. Kendimce yaptığım araştırma ve edindiğim bilgilere göre Marmara denizi çevresi; yani kıyı şeridi birinci derecede tehlike arz ediyor. Birçok ilçe ve semtte de mülk sahibi vatandaşlar konutlarından şüphe duymalarına karşın kaba yapıdan çok dairelerinin ince işlerine para akıtıyorlar... Gözlemlerime göre birçok binanın cephelerinin bakımları dahi önemsenmiyor. Önce bu konuda bilinçlenmek, bilinçlendirmek gerekir. Bütçeler yetersiz olsa dahi "Damlaya damlaya göl olur." atasözünü akıllara getirmek yeterli olabilir. Son zamanlarda bazı okul, hastane gibi kamu binalarının çok doğru şekilde deprem desteklemesi yapıldıklarını görüyorum. Bu yetersiz fakat atılan ve atılacak olan her adım önemli...

Yapılarımıza önem verelim, doğru teknik ve malzemeyle yapılan; çevre şartlarıyla ve zeminle olumsuzluk içerisinde olmayan yapılarımızdan korkmamıza lüzum yok. Tabii düzenli ve doğru bakımları yapıldıkları sürece...

12 Mart 2008 Çarşamba

SAATLER ARTIK HEP İLERİ!

Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve elektrik tasarrufu sağlamak amacıyla yıllardır uygulanan ileri saat, kalıcı hale getiriliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, konuyla ilgili yazıyı Bakanlar Kurulu'na gönderdi.

Kabine üyelerinin imzasına sunulan karara göre, saatler 30 Mart Pazar günü 02.00'ten 03.00'e alınacak ve ekim ayında bir daha geri alınmayacak. Bakanlık ileri saat uygulamasıyla ilgili daha önce Bakanlar Kurulu'na gönderdiği yazılarda saatlerin ileri-geri alınacağı tarih bilgilerine yer verilirken, bu yıl gönderilen yazıda sadece saatlerin bir saat ileri alınacağı ibaresi yer aldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Hesabını yaptık, saatleri geri almayacağız." dedi.

Özellikle Doğu bölgelerinden çok olumlu tepki alan uygulamayla ilgili Dışişleri Bakanlığı, Avrupa ülkeleriyle saat farkı oluşacağı, bu sebeple ikili ve ticari ilişkilerde sorun yaşanacağı gerekçesiyle olumsuz görüş bildirmişti. Uzmanlar, sürekli ileri saat uygulamasıyla Türkiye'nin ciddi enerji tasarrufu yapacağını, gün ışığından daha fazla yararlanıldığı için günlük ticari ve sosyal hayatta olumlu yansımaları olacağını belirtiyor. Uzmanlar ayrıca, Amerika, Çin ve Hindistan gibi Avrupa ile 5-10 saat farkı olan ülkelerin ticari ilişkilerde herhangi bir sorun yaşamadığını dile getiriyor. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (Tedaş)'nin hesaplamasına göre ileri saat uygulamasından bir yılda 987,7 milyon kilovatsaat elektrik tasarrufu sağlandı. Bu rakamın parasal değeri ise 131,4 milyon YTL.

Yetkililer, arayan kişi ve kurumlara, çalışmanın Bakanlar Kurulu'na gönderildiğini ve Bakanlar Kurulu kararına göre kesin uygulamanın başlayıp başlamayacağına karar verileceği cevabını veriyor.

Zaman

09 Mart 2008 Pazar

SORUN çok ya ÇÖZÜM?

"Dünya Kadınlar Günü"nü geçirdiğimiz şu dönemde insanın aklına ister istemez kutlamadan çok sorunlar geliyor. Biraz daha açalım sorunları: şiddet, insanların birbirine verdikleri değer ve gösterilen saygı, baskı... Bu kadar mı? Keşke... Küresel ısınma, ekonomik dengelerin bozulması, borçlar, işsizlik, vergiler, açlık, yoksulluk, savaşlar, düşmanlıklar, eğitimsizliğin verdiği ve vereceği kötü sonuçlar... Denetimsizlikler, savurganlıklar, israflar... Sadece güzel Türkiye'mizde değil tüm dünyada sorunlar kol geziyor... Sonunu göremeyeceğimiz sorunlar mı? Bunun için insan üstü bir güç ile ileri görüşlü olmak mı gerekiyor? Eminim bu sorunlar bir çok kişinin kafasını kemiriyordur. Gelelim gündemin öne çıkan önemli sorununa:


GİTMEK BİLMEYEN SORUNUMUZ KÜRESEL ISINMA


Meteoroloji uzmanları, sıcaklığın mevsim normalleri üzerinde seyrettiğini ve bu yaz özellikle Marmara'da sıcaklığın ortalama 40 derece civarında olacağı tahmininde bulundu.


YAZ CEHENNEME Mİ DÖNECEK?


Meteoroloji yetkilileri, Mart ayı için sıcaklıkların normal seviyede olmadığını ve bu sebeple yaz aylarında kuraklığı getirecek kavurucu sıcaklıkların beklenildiğinin tahmin edildiğini belirttiler.

Mart ayı sonuna kadar havanın aynı sıcaklıklarda seyretmesi halinde Marmara'da 40 dereceye varan sıcaklıklar bekleniyor.


İşte bu sonuçlara göre hayatımızı daha da zorlaştırmamak için dikkatli hareket etmemiz gerekmektedir. Suyu daha az harcamak, daha az deodorant kullanmak gibi... Yoksa kendi dünyamızı ve geleceğimizi kendi ellerimizle yok edeceğiz.



07 Mart 2008 Cuma

Türkiye'nin yeni İLÇEleri kabul edildi...

Nüfusu 2 binin altına düşen 862 belde belediyesi ve 283 ilk kademe belediyesinin tüzel kişiliği kaldırılıyor, 43 yeni ilçe kuruluyor.



Kabul edilen kanuna göre, çeşitli ilk kademe, belde belediyeleri ve mahallelerin birleştirilmesiyle, Adana'da 2, Ankara'da 1, Antalya'da 5, Diyarbakır'da 4, Erzurum'da 2, Eskişehir'de 2, İstanbul'da 8, İzmir'de 2, Kocaeli'nde 6, Mersin'de 4, Sakarya'da 4 ve Samsun'da 3 yeni ilçe kuruluyor.


İŞTE YENİ İLÇELER:

Adana'da; Çukurova, Sarıçam, Ankara'da; Pursaklar, Antalya'da; Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Diyarbakır'da; Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir, Kocaeli'nde; Başiskele, Çayırova, Darıca, Dilovası, İzmit ve Kartepe, İstanbul'da; Arnavutköy, Ataşehir, Başakşehir, Beylikdüzü, Çekmeköy, Esenyurt, Sancaktepe, Sultangazi, İzmir'de; Bayraklı, Karabağlar, Mersin'de; Akdeniz, Mezitli, Toroslar, Yenişehir, Sakarya'da; Adapazarı, Arifiye, Erenler, Serdivan, Samsun'da; Atakum, Canik ve İlkadım, Erzurum'da; Palandöken, Yakutiye, Eskişehir'de; Odunpazarı, Tepebaşı.